Çalışmada kırsal bölgelerde göçün kabul düzeyinin araştırılması amaçlanmıştır. Göçün kabul edilmesi ile birlikte ne tür durumların oluşacağı hususu irdelenmiştir. Çalışma kırsal bölgelerde ikamet eden on katılımcı ile gerçekleştirilmiş olup nitel araştırmalarda kullanılan (mülakat) teknik aracılığı ile yapılmıştır. Bu bölge insanlarının daha önceki deneyimleri sonucu göç hususunda önemli düzeyde problemler yaşadığı görülmüştür. Farklı aşiret yapısına bağlı bireylerin kabul edilmesi köyde politik, ekonomik ve kültürel anlamda dengelerin değişmesine yol açmaktadır. Bu durum köylü tarafından kabul edilmediğinden dışarıdan yapılacak göçlere olumsuz bakılmaktadır. Aşiret kimliğinin toplumsal ve ekonomik düzene yön verdiği görülmektedir. Köy yerleşkelerin dışarıdan yapılan göçlere karşı kapalı bir yapısı bulunmakla birlikte dışa açıklık önemli düzeyde düşüktür. Çünkü göçmenlerin sürgün, suç, siyasi farklılık gibi sebeplerle geldiği gibi bir önyargı bulunmaktadır. Bu durumlar köy yerleşkelerinde sosyal uyum, komşuluk ilişkilerinde çatışmalar ve huzursuzluk olarak kendisini göstermektedir. Köydeki kitleler arasında aşiret dayanışmanın güçlü olduğu, toplumsal homojenliğin korunmaya çalışıldığı, geçmişte yaşanan olumsuz durumların göç karşıtı tutumların pekiştirdiği ve göçün sadece ekonomik temelli olmadığı aynı zamanda kültürel ve güvenlik temelli bir tehdit olarak da algılanabileceğini göstermektedir. Bu durum köyün dış göçlere kapalı ve kendi içine dönük bir yapısı olduğunu göstermektedir. Sonuç olarak köy büyüklerinin kararı, aşiret yapısı ve içe kapanıklık, köydeki arazilerin yetersiz oluşu, geçmişte göçün kabul edilmesi sonucu oluşan olumsuz deneyimler, göçün kırsal bölgelere kabul edilmemesinin önemli nedenleri olarak gelmektedir.