Sınır dışı etme kavramı en genel ve somut şekilde bir yabancının bulunduğu ülkeden çeşitli nedenlerle ülke dışına çıkarılmasını ihtiva eden tek taraflı idari işlemler olup bu bağlamda devletlere geniş takdir yetkisi tanınmıştır. Bununla beraber yabancının sınır dışı edilmesi sürecinde korunması ve her ne şartla olursa olsun ihlal edilmemesi gereken temel haklar bulunmaktadır. İşkence ve Kötü Muamele Görmeme hakkı ise mutlak bir şekilde her durumda korunması gereken non-refoulment prensibi ile paralel nitelikte değerleri koruma altında tutan temel bir hak olup bu çalışmamızda yabancıların sınır dışı edilmelerine yönelik işlemlerin İşkence ve Kötü Muamele Görmeme hakkı perspektifinde değerlendirme yapılacak ve Anayasa Mahkemesi ile Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararları ışığında değerlendirme kriterlerine yer verilecektir. Çalışmanın amacı, mutlak bir hak olan bu yasağın, devletlerin egemenlik yetkisi karşısında nasıl bir pozisyonda olduğunu ve usuli güvencelerin bu süreçteki hayati rolünü ortaya koymaktır. Araştırmada nitel araştırma yöntemlerinden normatif hukuk analizi ve tematik yargı kararı incelemesi kullanılmıştır. Bulgular, usuli güvencelerin sağlanmadığı durumlarda maddi risk analizinin işlevsiz kaldığını ve Türkiye’deki “kesin karar” mekanizmasının hak arama hürriyetini kısıtladığını göstermektedir. Çalışma, literatürdeki teorik tartışmaları Alısher Tursunov ve Taha El Gazi olayları gibi güncel vakalarla somutlaştırarak özgün bir perspektif sunmaktadır.

Author